BORNOVA PENTHOUSE PROJESİ

AÇIKLAMA & DETAY

Bornova’da yer alan konut İzmir’in en yüksek noktalarından birinde, eşsiz şehir manzarasını kesintisiz bir şekilde görecek bir konuma sahiptir. DNA’sında standart bir şehirli evi, bir ofis, bir parti evi hatta konforlu bir otelin kodlarını taşımaktadır. Proje Wabi Sabi ilkelerinin, İskandinav stilinin ve endüstriyel detayların bir kombinasyonunu temsil etmektedir. 280 m² alana sahip konut iki dairenin birleşiminden oluşmaktadır. Evin mevcut yapısında mimari değişiklik olarak belirli odalar birleştirilerek daha ferah alanlar yaratılmıştır.

İş hayatındaki başarılarının yanı sıra otomobil sporları konusunda da birçok başarıya imza atan ve aynı zamanda hobi olarak DJ’lik yapan ev sahibinin isteği doğrultusunda evin en üst katı özel bir parti alanı şeklinde tasarlanmıştır. Bu alan havanın kararmasıyla birlikte adeta İzmir’in ışıklı manzarasına hakim bir gece kulübüne dönüşmektedir. Açık alanlarla yaratılan şömine köşesi, mutfak, oturma grubu ve yemek alanı dışında mekanda DJ kabini ve perdelerle ayrılan bir de yatak odası yer almaktadır. Düzenlemeler yapılırken, İzmir’e kuş bakışı açıyla hakim olan evin manzarası ön planda tutulmuş ve tüm oturma düzenleri aynı yönde konumlandırılmıştır. Siyah rengin hakimiyetindeki mekanın tüm kurgusu ayni dili konuşacak şekilde oluşturulmuştur.

Projenin çıkış noktası Wabi-Sabi akımını ve İskandinav stilini bir araya getiren Selina Kazazoğlu’un kendi tarzını en iyi şekilde ifade eden endüstriyel çizgiyi yorumuna dahil etmesi ile şekillenmiştir. Kusurların güzelliği olarak tanımlanan Wabi-Sabi dünyanın büyük bölümünde kabul edilen güzellik anlayışından çok farklı bir bakış açısına, zamanın ve yaşamın insanlar ve nesneler üzerinde bıraktığı izlerin güzelliğine dikkatleri çekmektedir. Mükemmellik olmadan da güzeli ve değerli olanı yakalayabileceğimizi ifade etmektedir. Tükenmek bilmeyen ihtiyaçlarımıza karşı gelerek çok daha az şeyin yaşam için yeterli olduğunu savunmaktadır. Bu noktada evin renk skalasında sakin ve dingin çakıl taşı renkleri ön plana çıkartılmıştır. Aşırılıktan uzak, dikkat çekici fakat bir o kadar mütevazi bir tasarım eve giriş yapar yapmaz kendini hissettirmektedir. Diğer bir tarafta, İskandinav stili, beyaz rengin hakimiyetinin yanı sıra minimalist ve fonksiyonel detaylarla kendisi ön plana çıkartmaktadır. Sıcak ve keyif veren atmosfere hareket katan endüstriyel tarzın soğuk dokunuşları ise özellikle seçilen bakır, krom gibi malzemelerle, mobilyalarla ve aksesuarlarla kendini göstermektedir. Bu üç stili estetik bir dokunuşla bir araya getiren Selina Kazazoğlu, mimari olarak da mekanları birbiri ile ilişkilendirmiştir. Duvar ve zemin kaplamalarında kimi zaman tuğla dokuya, kimi zaman beton etkisine, bazen de seramik ya da duvar kağıdına yer verilerek her mekanın kendi kimliği oluşturulurken, mekansal bağlantılar bu stil geçişleriyle sağlamıştır. 

Fotoğraflar: Kadir Aşnaz / RPRESENTER